TRMOTOR’dan yerli APU ve millî jet motoru hamlesi: APU-60, APU-40 ve TF35000 projeleri ilerliyor
TRMOTOR, Türkiye’nin havacılık ve savunma sanayiinde yerli motor ve yardımcı güç sistemleri alanındaki kabiliyetlerini genişletmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
KAAN ve TF-35000
Bu kapsamda Türkiye’nin ilk yerli yardımcı güç sistemi APU-60, yeni ticari yardımcı güç ünitesi APU-40 ve KAAN’ın millî motoru TF35000 projeleri eş zamanlı olarak ilerletiliyor.
Türkiye’nin ilk yerli yardımcı güç sistemi APU-60
Türkiye’de ilk kez yerli ve millî imkânlarla geliştirilen APU-60 için ilk entegrasyonun 2026 yılı içerisinde yapılması planlanıyor. APU-60, uçak ana motorları çalıştırılmadan önce ihtiyaç duyulan gücü sağlayarak iklimlendirme ve aviyonik sistemlerin devreye alınması gibi kritik görevler üstleniyor. Sistemin test aşamaları devam ederken, KAAN’a entegrasyonuyla birlikte Türkiye’nin bu alandaki kabiliyet havuzunun daha da genişlemesi öngörülüyor.
TRMOTOR’dan yeni ticari APU modeli
TRMOTOR, APU-60’ın yanı sıra APU-40 adı verilen yeni bir yardımcı güç ünitesi üzerinde de çalışıyor. Uçak ve döner kanat platformlarına entegre edilmesi hedeflenen bu modelle, platformlar için kritik bir ekipmanın daha yerli imkânlarla karşılanması amaçlanıyor. APU-40 projesinde çekirdek motor entegrasyonu çalışmaları sürerken, 2026 yılının ilk çeyreğinde test faaliyetlerine başlanması planlanıyor.
KAAN’ın millî motoru TF35000’de bütüncül yaklaşım
TRMOTOR, TF35000 ana motoru etrafındaki alt sistemlerin geliştirilmesini sistem bütünlüğü yaklaşımıyla ele alıyor. Bu kapsamda elektrik-kontrol, yağlama, yakıt, ateşleme, aktivasyon, pnömatik ve dişli kutusu gibi yüksek hassasiyet gerektiren alanlarda uzmanlığın sürekli geliştirildiği ifade ediliyor. Amaç, ana motorla birlikte tüm alt sistemlerin uyum içinde çalıştığı entegre bir itki mimarisi oluşturmak.
Motor teknolojilerinde millî test altyapısına katkı
Şirket, Ankara, Eskişehir ve Kocaeli’de kurduğu test ve doğrulama ekosistemiyle Türkiye’nin motor teknolojilerinde millî test altyapısı kabiliyetinin güçlendirilmesine katkı sağlıyor. Özgün motor projelerinin test edilebilmesi için yeni test rigleri kazandırma çalışmalarında üniversite–sanayi iş birlikleri öncelikli bir unsur olarak öne çıkıyor.
TRMOTOR, faaliyetlerini “Güç Bizimle Başlar” anlayışıyla yürütürken, gücü yalnızca bir çıktı olarak değil; doğru mimari, veri, test ve kaliteyle güvence altına alınan bir bütün olarak tanımlıyor. Bu nedenle çalışmalar, kavramsal tasarımdan detay tasarıma, prototip imalattan ürün test altyapılarına kadar uzanan kapsamlı bir süreç içinde gerçekleştiriliyor.
Kalite ve süreç disiplini
TRMOTOR’un kalite politikası; hava araçlarının itki ve güç sistemlerinin tasarımı, geliştirilmesi ve entegrasyonunda ilgili standartlara uyum, mevzuata bağlılık ve sürekli iyileştirme esasına dayanıyor. Bu yaklaşım, EN 9100:2018, AS 9100D, JISQ 9100:2016 ve ISO 9001:2015 standartları doğrultusunda yürütülen kalite yönetim sistemiyle destekleniyor. Böylece süreçlerin şeffaf, ölçülebilir ve izlenebilir şekilde yönetildiği belirtiliyor.
Yerli motor bir beka meselesidir
TRMOTOR Genel Müdürü Osman Saim Dinç, motor teknolojilerinin stratejik önemine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:
Motor teknolojilerinin bugün, yalnızca performans hesabı yapılan bir mühendislik başlığı olarak değil; bağımsızlık, sürdürülebilirlik ve tedarik güvenliğinin de kesişim noktası konumuyla önemini artırmaya devam ediyor. Yerli motor çalışmalarını beka meselesi odağında değerlendiriyoruz. Bu durum, itki ve güç sistemlerinde kendi kabiliyetini oluşturmanın stratejik önemini daha da görünür kılıyor. Projelerle birlikte Türkiye’nin yerli havacılık motorları teknolojilerinde katalizör etki oluşturacak bir kabiliyet kazanımı da gerçekleşmiş olacak.
Kaynak: gdhDigital