ABD Başkanı Donald Trump, temmuz ayında Türkiye’den ayrılırken güvenlik gerekçesiyle gizlice başka bir askerî uçağa geçirildiğini doğruladı. Trump, operasyonun planlanmasında rol oynadığı yönündeki iddiaları reddederek uçak değişikliği kararının ABD Gizli Servisi ve askerî yetkililer tarafından alındığını söyledi.
Ohio’da Air Force One uçağına binmeden önce gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, “Bu tamamen Gizli Servis’in kararıydı. Ben yalnızca onların gerekli gördüğü şeyleri yapıyorum” ifadelerini kullandı. Trump, güvenlik tehdidinin ayrıntılarını bilmediğini belirterek “Sanırım bir tehdit vardı. Çok fazla soru sormadım” dedi.
Washington Post’un konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre Trump, 8 Temmuz’da Ankara’da kameraların karşısında eski başkanlık uçağına bindikten sonra bir havalimanı yemek servisi aracına geçirildi. Başkan daha sonra daha küçük bir ABD askerî uçağına götürülerek İngiltere’ye taşındı.
Haberde, eski başkanlık uçağında bulunan gazeteciler ile çok sayıda Beyaz Saray çalışanının Trump’ın uçaktan ayrıldığından haberdar edilmediği belirtildi. Başkanın bulunmadığı uçak, kamuoyunda Air Force One olarak anılmayı sürdürse de bu çağrı kodu teknik olarak yalnızca ABD başkanını taşıyan Hava Kuvvetleri uçakları için kullanılıyor.

Güvenlik planının, İran bağlantılı olduğu değerlendirilen olası bir saldırı tehdidi üzerine uygulandığı bildirildi. Tehdidin niteliğine ilişkin ayrıntılar kamuoyuyla paylaşılmazken İran makamlarından söz konusu iddiayı doğrulayan bir açıklama gelmedi.
Trump, kullandığı daha küçük uçağın saldırganların kendisini hedef alabileceğini düşünmesi nedeniyle daha fazla risk altında bulunduğunu savundu. Operasyonun ardından İngiltere’de eski başkanlık uçağına yeniden geçen Trump’ın, kamuoyunun karşısına bu uçaktan indiği aktarıldı.
Gazetecilerin “yem olarak kullanıldığı” tartışması sürüyor. Beyaz Saray Muhabirleri Birliği, seyahat eden basın mensuplarının uçak değişikliği konusunda bilgilendirilmemesine tepki gösterdi. Birlik, uygulamanın gazetecilerin başkanın faaliyetlerini takip etmesini engellediğini ve uçakta kalan kişilerin güvenliği konusunda soru işaretleri oluşturduğunu bildirdi.
Trump ise gazeteciler ve çalışanların bulunduğu uçağın daha az risk taşıdığını öne sürdü. ABD Başkanı, saldırı planlayan kişilerin kendisinin başka bir uçakta olduğunu düşünmeleri hâlinde esas olarak o uçağın hedef alınacağını savundu.
