Türkiye, Yunanistan-GKRY arasında planlanan GSI elektrik kablosu projesi için deniz araştırma ve kablo döşeme çalışmalarının Türkiye’nin deniz alanlarında önceden onay alınmadan başlayamayacağını açıkladı.
- Türkiye’nin Mavi Vatan politikasının deniz altyapı projelerinde uygulanmaya başlanması, Ege ve Akdeniz’deki stratejik dengeyi yeniden şekillendirebilir.
- Yunanistan-GKRY elektrik hattı gibi uluslararası altyapı projeleri, Türkiye’nin deniz haklarıyla çakıştığında dış politika gerilimlerini tetikleyebilir.
Ankara’nın GSI projesiyle ilgili açıklaması, kabloyu engellemekle değil, Türkiye’nin ilan ettiği deniz alanlarında her türlü araştırma veya inşaat faaliyeti için önceden diplomatik onay şartı koymakla ilgili. Türk kaynaklar, bu yaklaşımın uluslararası deniz hukuku ve devlet uygulamalarıyla uyumlu olduğunu belirterek, benzer prosedürlerin diğer deniz kıyı ülkelerinde de standart prática olduğunu vurguladı. Bu, Mavi Vatan haritasının sadece belgesel bir belge olmaktan çıkıp, denizde gerçek zamanlı uygulamaya geçirilmesinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Yunanistan tarafı ise projenin planlandığı şekilde ilerleyeceğini söyleyerek, Meridiam’in GSI ortaklığına katılmasını projeyi hayata geçirmekteki büyük bir fırsat olarak değerlendiriyor. Yunan hükümeti, “kontrollü iyimserlik” mesajıyla uluslararası destek ve yatırım akımını sürdürmeye çalışırken, Türkiye tarafı da başvurularını beklemeye devam ediyor. 2024 Kasos tablosu olayı, İtalyan araştırma gemisinin Yunanistan-GKRY hattı için çalışması sırasında Türk savaş gemilerinin müdahale etmesiyle denizde gerilim yaşanmıştı; bu olay, Türkiye’nin deniz haklarını göstermek için kullanılan bir ön örnek olarak hatırlatılıyor. Şu anki soru, GSI gemileri denize indiğinde Ankara’nın benzer bir duruş sergileyeceği mi, yoksa diplomatik kanal üzerinden çözüm mü sağlayacağıdır.
Bu durum, Türkiye’nin deniz politikasının sadece askerî gösterişten çıkıp, uluslararası altyapı projeleriyle entegre bir şekilde uygulanmaya başladığını gösteriyor. Mavi Vatan’ın sahada yaşatılması, Ege ve Akdeniz’deki Türkiye’nin stratejik konumunu güçlendirirken, aynı zamanda dış ilişkilerde öngörülebilirlik ve hukuki dayanak sağlıyor. Yunanistan ve GKRY ile denizdeki potansiyel çakışmaların yönetimi, Ankara’nın deniz politikasının uzun vadeli istikrarı hedeflediğini gösteriyor.
Tam Metin
Yunan medyası | Türkiye asla geri adım atmıyor!
Ankara, Yunanistan-GKRY arasında döşenmesi planlanan elektrik kablosu (GSI) için net mesaj verdi:
"Araştırma ve kablo döşeme çalışmaları, Türkiye’nin deniz alanlarında Türkiye’nin yeşil ışığı olmadan başlamayacak".
Kathimerini’ye konuşan Türk kaynaklar şunu söyledi:
Türkiye denizaltı kablo projelerine karşı değil, uluslararası bağlantı altyapısını da bloke etmek istemiyor.
Ancak araştırma veya kablo döşeme, Türkiye’nin egemen hak ve yetki ilan ettiği deniz bölgelerinde planlanıyorsa, ilgili gemilerin bayrak devleti işe başlamadan önce diplomatik yoldan Türkiye ile temasa geçecek.
Amaç işbirliği, koordinasyon ve faaliyetlerin çakışmasını önlemek. Ankara bu yaklaşımı uluslararası hukuk ve devlet pratikleriyle uyumlu görüyor.
(hermes'in notu: Burada asıl mesele kablonun kendisi değil. Mavi Vatanımızda, örneğin bir Fransız gemisi araştırma yapacaksa, bayrak devletinin işe başlamadan Ankara ile diplomatik yoldan temasa geçmesi isteniyor. Atılan adımın pratik sonucu, Mavi Vatan haritasının sahada ve uluslararası uygulamada fiilen işletilmesi).
Kısaca: Kablo, Türkiye’nin onayı olmadan denize inmeyecek.
Yunan hükümeti ise "kontrollü iyimserlik" yaymaya çalışıyor. Fransız devi Meridiam’ın GSI ortaklığına girmesini işin yeniden başlaması için kaldıraç sayıyor.
"Atina’nın resmi çizgisi değişmedi: Açıklanan her şey, kablonun döşenmesi dahil, planlandığı gibi ilerleyecek; üstelik bir Fransız devinin katkısıyla". Bu sözler hükümet sözcüsü Pavlos Marinakis’e ait.
Türkiye tarafı ise kendisine başvurulmasını bekliyor. Koordinasyonu kabul eden geçiyor, etmeyen kalıyor.
Sahne, Temmuz 2024’teki Kasos tablosuna dönüyor. İtalyan araştırma gemisi Ievoli Relume, Yunanistan-GKRY elektrik hattı için Kasos açıklarında çalışma yaparken Ankara savaş gemilerini uluslararası sulara sürmüş, gerekçe olarak da Türkiye-Libya mutabakatından doğan haklarını göstermişti.
Şimdi soru sahada: GSI gemileri denize indiğinde Ankara yeniden denizde duracak mı? Türkiye'nin mesajı net: Önce diplomatik yol, sonra yeşil ışık.