Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Gerapetritis, Türkiye ile ilişkilerde "sakin sular" politikasının sürdüğünü ancak egemenlik haklarından ödün verilmeyeceğini belirterek, olası yeni bir Kardak benzeri krize "her uygun şekilde" karşılık verileceğini söyledi; bu açıklamalar, Kerpe Adası'ndaki Patriot bataryasının Girit'e taşınmasıyla eş zamanlı olarak geldi.
- Gerapetritis, Patriot bataryasının Kerpe'den Girit'e taşındığını doğruladı ancak bunun Türkiye'nin talebiyle yapıldığı iddialarını "saçmalık" olarak nitelendirdi.
- Yunan Bakan, "Yunanistan izlemiyor, Yunanistan harekete geçiyor" diyerek Atina'nın diplomatik, ekonomik ve askeri açıdan daha güçlü olduğunu savundu.
- Türkiye'nin deniz parklarına ilişkin adımlarına karşılık verileceğini belirten Gerapetritis, konunun AB Dışişleri Konseyine taşınacağını açıkladı.
Gerapetritis, OPEN TV'ye verdiği röportajda Türkiye ile diyaloğun sürdürülmesi gerektiğini ancak Atina'nın egemenlik hakları konusunda geri adım atmayacağını vurguladı. 1996'daki Kardak krizine benzer bir durumun yaşanması ihtimaline karşı "Her uygun şekilde karşılık vereceğiz" diyen Bakan, Yunanistan'ın sahada bunu yapabilecek durumda olduğunu öne sürdü. Kerpe'deki Patriot bataryasını taşıyan Yunan çıkarma gemisinin 23 Ağustos sabahı adadan ayrıldığı ve sistemin Girit'teki Suda bölgesine götürüldüğü Yunan basınına yansıdı. Gerapetritis, bu taşınmanın Türkiye'nin baskısı sonucu yapıldığı iddialarını reddederek, "Yunanistan kuvvetlerinin konuşlandırılması konusunda hiçbir talimat kabul etmez" ifadesini kullandı.
Bakan, "sakin sular" politikasının başlı başına bir hedef olmadığını, Türkiye ile işlevsel ilişkilerin sürdürülmesi için bir araç olduğunu söyledi. Ankara'nın Mavi Vatan, gri bölgeler ve adaların silahsızlandırılması tezlerinin yeni olmadığını belirten Gerapetritis, Atina'nın deniz mekânsal planlaması, deniz parkları ve uluslararası ittifaklar gibi konularda kendi girişimlerini sürdürdüğünü ifade etti. Türkiye'nin deniz parklarına ilişkin son adımları konusunda endişeli olmadığını söyleyen Bakan, Yunan hükümetinin bu konuda AB kurumlarını resmen bilgilendirdiğini ve konunun AB Dışişleri Konseyinde gündeme getirileceğini açıkladı.
Gerapetritis, sahada gerilim yaşanması durumunda Yunanistan'ın askeri unsurlar kullanıp kullanmayacağına ilişkin soruya, geçmişte fırkateyn ve F-16 gönderildiğini hatırlatarak "Yunanistan fırkateyn gönderebildiğini, F-16 gönderebildiğini kanıtladı" yanıtını verdi. F-35'lerin ise ilerleyen dönemde envantere katılacağını belirtti. Bu sözler, belirli bir Türk askeri unsuruna karşı operasyonel bir karar olarak değil, Yunanistan'ın kapasitesini kullanabileceğine yönelik siyasi bir mesaj olarak yorumlandı.
Bu gelişmeler, Ege ve Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları, kıta sahanlığı ve askeri faaliyetler konusundaki uzun süreli görüş ayrılıklarını yeniden gündeme getiriyor. Atina'nın hem diplomatik hem askeri alanda daha aktif bir tutum sergilemesi, bölgedeki tansiyonun düşük seviyede tutulmasına yönelik çabaları zorlaştırabilir. Türkiye ile Yunanistan arasındaki diyaloğun sürdürülmesi, ancak karşılıklı kırmızı çizgilere saygı gösterilmesiyle mümkün görünüyor.
Tam Metin
Türkiye-Yunanistan ilişkileri, Ege ve Doğu Akdeniz’deki son gelişmelerin ardından yeniden Atina’nın gündeminin üst sıralarına çıktı. Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Gerapetritis, 24 Ağustos 2026’da OPEN TV’ye verdiği röportajda Türkiye ile diyaloğun sürdürülmesi gerektiğini savunurken Atina’nın egemenlik hakları konusunda geri adım atmayacağını söyledi.
Gerapetritis, olası yeni bir Kardak benzeri krizle ilgili soruya “Her uygun şekilde karşılık vereceğiz” yanıtını verirken, Kerpe Adası’ndaki Patriot bataryasının Girit’e taşınmasının Türkiye’nin talebiyle gerçekleştirildiği iddialarını da reddetti.
Kerpe’deki Patriot bataryası Girit’e taşındı
Röportajda gündeme gelen bir diğer konu Yunanistan’ın Kerpe (Karpathos) Adası’nda konuşlandırdığı Patriot hava savunma bataryasının Girit’e taşınması oldu.
Bataryayı taşıyan Yunan çıkarma gemisinin 23 Ağustos sabahı Kerpe’den ayrıldığı ve sistemin Girit’teki Suda (Souda) bölgesine götürüldüğü Yunan basını tarafından bildirildi. Gerapetritis de Patriot sisteminin Kerpe’den Girit’e taşındığını doğruladı. Bakan, kararın Türkiye’nin talebi veya baskısı sonucunda alındığı yönündeki iddiaları ise kesin bir dille reddetti.
“Yeni Kardak vakalarına izin vermeyeceğiz”
Gerapetritis’e röportaj sırasında Ege’de Türkiye ile yeni bir “sıcak olay” yaşanması ve 1996’daki Kardak krizine benzer bir durumun ortaya çıkması ihtimali soruldu.
Yunan Bakan, böyle bir gelişmeye Atina’nın “her uygun şekilde” karşılık vereceğini belirterek, Yunanistan’ın sahada da bunu yapabilecek durumda olduğunu savundu. Yunan basını Gerapetritis’in açıklamalarını “Yeni Kardak vakalarına izin vermeyeceğiz” sözleriyle öne çıkardı.
Gerapetritis, Yunanistan’ın ulusal çıkarlarını korumak için gerektiğinde harekete geçeceğini söyleyerek Atina’nın önceki dönemlerden farklı olarak gelişmeleri yalnızca takip eden bir konumda olmadığını ileri sürdü. Bakan, “Yunanistan izlemiyor, Yunanistan harekete geçiyor” mesajını verirken Atina’nın diplomatik, ekonomik ve askerî açıdan geçmişe göre daha güçlü olduğunu savundu.
“Sakin sular temel pozisyonlarımızdan geri adım anlamına gelmiyor”
Gerapetritis, son yıllarda Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde kullanılan “sakin sular” politikasının sona erip ermediğine ilişkin soruya da yanıt verdi. Yunan Bakan, politikanın başlı başına bir hedef olmadığını, Türkiye ile işlevsel ilişkilerin sürdürülebilmesi için kullanılan bir araç olduğunu söyledi.
Atina’nın Ankara ile görüşmeye devam edeceğini belirten Gerapetritis, bunun Yunanistan’ın temel tezlerinden vazgeçtiği anlamına gelmediğini ifade etti. Gerapetritis’e göre Türkiye’nin Mavi Vatan, Ege’deki “gri bölgeler” ve adaların silahsızlandırılması konusundaki tezleri yeni değil ve onlarca yıldır Ankara tarafından dile getiriliyor.
Atina’nın ise deniz mekânsal planlaması, deniz parkları, deniz altı kaynaklarının değerlendirilmesi ve uluslararası ittifaklar gibi konularda kendi girişimlerini sürdürdüğünü söyledi.
Türkiye’nin deniz parklarına karşılık verileceğini söyledi
Gerapetritis, Türkiye’nin deniz parklarına ilişkin son adımlarına da değindi. Yunan Bakan, Atina’nın gelişmeleri takip ettiğini ancak endişeli olmadığını belirterek Yunanistan’ın kendi ulusal çıkarlarını koruyabilecek kapasiteye sahip olduğunu savundu.
Gerapetritis ayrıca Yunan hükümetinin Türkiye’nin son adımları konusunda Avrupa Birliği kurumlarını resmî olarak bilgilendirdiğini söyledi. Konunun AB Dışişleri Konseyinde de gündeme getirileceğini ve gerekli diplomatik girişimlerin yapılacağını açıkladı.
Türkiye ile Yunanistan arasında Ege ve Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları, kıta sahanlığı, karasuları, bazı ada ve kayalıkların statüsü ile askerî faaliyetler konusunda uzun süredir görüş ayrılıkları bulunuyor.
“Gerekirse fırkateyn ve F-16 göndeririz”
Gerapetritis, Türkiye ile sahada gerilim yaşanması durumunda Yunanistan’ın askerî unsurlar kullanıp kullanmayacağına ilişkin soruya da yanıt verdi. Yunanistan’ın geçmişte gerekli gördüğü bölgelere savaş gemileri ve savaş uçakları gönderdiğini belirten Bakan, “Yunanistan fırkateyn gönderebildiğini, F-16 gönderebildiğini kanıtladı” dedi.
Gerapetritis ayrıca gerektiğinde modernize edilmiş F-16’ların kullanılabileceğini söyledi. F-35’lerin ise ilerleyen dönemde Yunan Hava Kuvvetleri envanterine katılacağını belirtti. Ancak röportajın resmî dökümünde Gerapetritis’in sözleri, belirli bir Türk askerî unsuruna karşı fırkateyn veya savaş uçağı gönderileceğine ilişkin alınmış operasyonel bir karar olarak değil, Yunanistan’ın gerektiğinde askerî kapasitesini kullanabileceğine yönelik siyasi bir mesaj olarak yer alıyor.
“Türkiye’nin talimatıyla hareket ettiğimiz iddiası saçmalık”
Gerapetritis, Yunanistan’ın Patriot sistemini Kerpe’den çekerek Türkiye’nin talebine uyduğu yönündeki iddiaları “saçmalık” olarak nitelendirdi. Yunan Bakan, “Yunanistan kuvvetlerinin konuşlandırılması konusunda hiçbir talimat kabul etmez” diyerek askerî birliklerin ülke içerisindeki konuşlandırılmasının Yunanistan’ın egemenlik hakkı olduğunu söyledi.

Patriot bataryasının Kerpe’den Girit’e taşınmasını ise “tamamen operasyonel bir mesele” olarak tanımladı. Gerapetritis’e göre karar, Yunanistan Genelkurmay Başkanlığının (GEETHA) tavsiyesi üzerine Ulusal Güvenlik Hükümet Konseyi (KYSEA) tarafından alındı. Bakan, operasyonel savunma kararlarının ayrıntılarının kamuoyu önünde tartışılamayacağını da ifade etti.
Suudi Arabistan’daki Patriotların geleceği de gündeme geldi
Gerapetritis’e Suudi Arabistan’da konuşlandırılan Yunan Patriot sistemlerinin geri çekilip çekilmeyeceği de soruldu. Bakan, bu konuda henüz kesin bir karar açıklamayarak konuşlandırmanın hem operasyonel ihtiyaçlara hem de Yunanistan-Suudi Arabistan arasındaki stratejik ilişkilere göre değerlendirildiğini söyledi.

Gerapetritis, Yunanistan’ın ulusal çıkarlarının gerektirmesi durumunda bataryanın ülkeye geri getirileceğini, aksi durumda Suudi Arabistan’da kalabileceğini belirtti. Dolayısıyla Suudi Arabistan’daki Patriot bataryasının geri çekileceğine ilişkin 24 Ağustos itibarıyla açıklanmış kesin bir karar bulunmuyor.
Türkiye’nin F-35 ihtimaline ilişkin açıklama
Yunan Bakan, Türkiye’nin yeniden F-35 programına dahil edilmesi ihtimaline ilişkin de konuştu. Gerapetritis, Atina’nın başka bir ülkeye savunma anlaşmalarını nasıl düzenlemesi gerektiğini dayatamayacağını kabul ederek, “Herhangi bir ülkeye savunma anlaşmalarını nasıl tanımlayacağını biz dayatamayız” dedi.



Bununla birlikte Yunanistan’ın Türkiye'yeF-35 satışı konusunda Washington'a kendi hassasiyetlerini aktardığını söyledi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile düzenli görüştüğünü belirten Gerapetritis, Yunanistan-ABD stratejik ilişkileri çerçevesinde Atina’nın güvenlik kaygılarının dikkate alınmasını beklediklerini ifade etti.
Gerapetritis, muhalefetin eleştirilerine yanıt verdi
Açıklamaların önemli bir bölümü Yunanistan’daki muhalefetin ve eski başbakanların Miçotakis hükümetinin Türkiye politikasına yönelik eleştirilerine ayrıldı.
Gerapetritis, “sakin sular” döneminin Yunanistan açısından taviz anlamına geldiği yönündeki eleştirileri reddetti. Bu süreçte silahlı kuvvetlerin güçlendirildiğini, düzensiz göç akışlarının ve ihlallerin azaldığını, Kıbrıs konusundaki görüşmelerin yeniden başladığını ve Yunanistan’ın uluslararası ortaklıklarını geliştirdiğini savundu.
Eski Başbakan Antonis Samaras’ın eleştirilerine de yanıt veren Gerapetritis, Samaras’ın başbakanlığı döneminde de Türkiye ile görüşmeler gerçekleştirildiğini hatırlattı. Bakan, buna rağmen Türkiye ile iletişim kanallarının kapatılmasının yanlış olacağını vurguladı. Atina’nın yaklaşımının bir yandan Ankara ile diyaloğu sürdürmek, diğer yandan Ege ve Doğu Akdeniz’de kendi tezleri doğrultusunda diplomatik ve askerî kapasitesini korumak olduğunu ifade etti.
Kaynak: Athina 984, IN GR, OPEN TV