Altınay Savunma

ALTINAY Savunma, Deniz Platformları için Yerli

ALTINAY Savunma, SAHA 2026 Fuarı'nda Türk Deniz Kuvvetleri'nin gelecek dönem ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği yerli sistemlerini tanıttı. Şirket, İkili Torpido Fırlatma Sistemi, KUŞKAPANI Helikopter Yakalama ve Transfer Sistemi ile JP-5 Yakıt Transfer ve Servis Sistemi hakkında bilgi verdi.

ALTINAY Savunma, Deniz Platformları için Yerli

ALTINAY Savunma, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayii Fuarı'nda Türk Deniz Kuvvetleri'nin gelecek dönem ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği üç kritik yerli çözümü sergiledi. Şirket, fuarda İkili Torpido Fırlatma Sistemi, KUŞKAPANI Helikopter Yakalama ve Transfer Sistemi (HTS) ile JP-5 Yakıt Transfer ve Servis Sistemi hakkında bilgi verdi. Geliştirme faaliyetleri büyük ölçüde tamamlanan sistemlerin, başta MİLGEM platformları olmak üzere geleceğin insansız deniz araçları, Açık Deniz Karakol Gemileri (ADKG), TEPE Sınıfı TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi ve Milli Uçak Gemisi projelerinde görev alması hedefleniyor.

KUŞKAPANI, Ambargodan Doğan Yerli Çözüm

ALTINAY Savunma'nın geliştirdiği KUŞKAPANI Helikopter Yakalama ve Transfer Sistemi (HTS) ise Türkiye'nin ilk yerli helikopter yakalama ve transfer sistemi olma özelliğini taşıyor.

KUŞKAPANI'nın geliştirilme süreci, MİLGEM İSTİF Sınıfı Fırkateynler için tedarik edilmesi planlanan Kanada menşeli ASIST (Aircraft Ship Integrated Secure and Traverse) Helikopter Yakalama ve Transfer Sistemi için uygulanan ihracat kısıtlamalarının ardından başladı.

Mayıs 2021'de başlatılan Helikopter Yakalama ve Transfer Sistemi Yerlileştirme ve Tedariği Projesi kapsamında ALTINAY Savunma, mevcut sistemi birebir kopyalamak yerine sistem mühendisliği yaklaşımıyla tamamen yeni bir çözüm geliştirdi. Yaklaşık 18 aylık yoğun geliştirme sürecinin ardından sistem; fabrika kabul testleri (FAT), liman kabul testleri (HAT) ve deniz kabul testlerini (SAT) başarıyla tamamlayarak TCG İSTANBUL (F-515) fırkateyninde hizmete alındı.

Bugün itibarıyla MİLGEM İSTİF Sınıfı Fırkateynleri (MİLGEM-5 ila MİLGEM-12) için sistem teslimatları tamamlanırken, mevcut yabancı menşeli ASIST sistemlerinin modernizasyonuna yönelik çalışmalar da sürdürülüyor. Ayrıca DİMDEG (Denizde İkmal ve Muharebe Destek Gemisi), TEPE Sınıfı TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi ve gelecekte geliştirilecek diğer helikopter konuşlandırabilen platformlar için de KUŞKAPANI'nın kullanılması hedefleniyor.

KUŞKAPANI HTS açısından helikopterin belirli fiziksel özelliklere sahip olması gerekiyor. Örneğin, helikopterin kuyruğunun ve rotor pallerinin katlanabilir olması, altında yakalama probunun bulunması ve kızılötesi işaretleyicilerle donatılması gerekiyor. Türk Deniz Kuvvetleri'nin mevcut envanterinde bu özelliklerin tamamına sahip olan tek helikopter SH-70 Sea Hawk. Bu nedenle KUŞKAPANI şu anda sadece Sea Hawk Helikopterleriyle kullanılıyor.

KUŞKAPANI'nın temel görevi, SH-70 Sea Hawk deniz helikopterlerinin hareket halindeki savaş gemilerine emniyetli şekilde iniş yapmasını, güverteye güvenli olarak sabitlenmesini ve ardından hangara otomatik biçimde transfer edilmesini sağlamak. Denizde hem geminin hem de helikopterin altı serbestlik derecesinde sürekli hareket ettiği düşünüldüğünde, özellikle kötü hava koşullarında güverte personelinin helikoptere manuel müdahalesi ciddi risk oluşturuyor. KUŞKAPANI bu riski ortadan kaldırarak Deniz Durumu 5'e kadar güvenli iniş, yakalama ve hangarlama operasyonlarını destekleyecek şekilde geliştirildi.

Helikopterin konumunu gerçek zamanlı görüntü işleme yoluyla sürekli takip eden KUŞKAPANI'nın en kritik kabiliyeti, tamamen ALTINAY mühendisleri tarafından geliştirilen görüntü işleme ve kontrol algoritmaları oluşturuyor. Arka planda yapay zekâ, görüntü işleme algoritmaları ve farklı matematiksel modellemeler çalıştığından, sistemde oldukça kapsamlı bir algoritma altyapısı bulunuyor. SH-70 Sea Hawk helikopterinin sancak ve iskele taraflarında bulunan toplam sekiz kızılötesi lazer işaretleyici, gemi üzerindeki iki yüksek hassasiyetli kızılötesi kamera tarafından sürekli izleniyor. Dar bant optik filtreler, gelişmiş görüntü işleme algoritmaları ve matematiksel modellemeler sayesinde helikopterin gemiye göre üç boyutlu konumu gerçek zamanlı olarak hesaplanıyor.

KUŞKAPANI HTS aynı zamanda Gemi Veri Dağıtım Sistemi'yle haberleşiyor ve bu sayede geminin konumu, yalpa ve baş-kıç vurma hareketleri ile diğer hareket verilerini anlık olarak alabiliyor. Dolayısıyla sistem, helikopterin konumunu, sistemin gemi üzerindeki konumunu ve geminin hareketlerini aynı anda biliyor ve bu verileri bir araya getirerek helikopterin güvenli şekilde nasıl yaklaşması gerektiğini hesaplıyor, ardından elde ettiği sonucu hangar kapısının üzerinde bulunan Pilot Konum Işıkları’na (Pilot Position Lights) aktarıyor.

Sistem yalnızca lazer noktalarını algılamakla kalmıyor; güneş, ay, yıldızlar ve diğer ışık kaynaklarından kaynaklanan yanıltıcı etkileri de ayırt ederek yalnızca helikoptere ait işaretleyicileri takip ediyor. Böylece pilotun güvenli iniş yapabilmesi için gerekli yönlendirmeler, Pilot Konum Işıkları (Pilot Position Lights) aracılığıyla anlık olarak gerçekleştiriliyor.

ALTINAY'ın geliştirdiği algoritmaların ulaştığı hassasiyet seviyesi de dikkat çekiyor. Önceki yabancı sistem yaklaşık 15 santimetre doğrulukla çalışırken, KUŞKAPANI'nın konum hesaplama hassasiyeti 1 santimetrenin altına, bazı hesaplamalarda ise milimetre seviyesine kadar indirildi.

Helikopter güverteye temas ettiği anda sistemin en önemli bileşeni olan Çabuk Yakalama Arabası (Rapid Securing Device) devreye giriyor. Sea Hawk üzerinde bulunan teleskopik yakalama probu otomatik olarak kavranıyor ve helikopter birkaç saniye içerisinde güverteye emniyetli şekilde sabitleniyor. Yakalama işleminin ardından helikopter rotor pallerini ve kuyruğunu katlıyor. Eğer helikopter hangar eksenine tam hizalı olarak inmemişse sistem, platformu güverte üzerinde doğru doğrultuya getirerek hangara transfer ediyor. Yaklaşık 13 ton çekme kapasitesine sahip olan sistem; hidrolik güç ünitesi, travers vinci, gergi kontrol sistemi ve gelişmiş kontrol yazılımı sayesinde tamamen otomatik olarak çalışıyor. Operasyon gerektiğinde hangar içerisindeki kontrol konsolundan manuel olarak da yönetilebiliyor.

KUŞKAPANI'nın bir diğer önemli özelliği ise Deniz Durumu 5 koşullarına kadar emniyetli iniş ve hangarlama operasyonlarını destekleyecek şekilde tasarlanmış olması. Sistem bugüne kadar Deniz Durumu 4 şartlarında başarıyla test edilmiştir. TCG İstanbul Fırkateyni, SAHA 2026 Fuarı'ndan kısa süre önce katıldığı bir tatbikatta Deniz Durumu 4 koşullarıyla karşılaşmış ve bu şartlarda helikopterin piste/güverteye inişi ve hangara transferi başarıyla gerçekleştirilmiştir.

ALTINAY Savunma, KUŞKAPANI'nın geliştirilmesi sırasında yalnızca mekanik tasarım faaliyetleri yürütmedi. Sistem mühendisliği yaklaşımı doğrultusunda hidrolik modelleme, dinamik sistem analizleri, yapısal dayanım hesapları ve gerçek zamanlı simülasyonlardan oluşan kapsamlı bir geliştirme süreci uygulandı.

Gerçek üretime geçmeden önce geliştirilen matematiksel modeller sayesinde helikopterin farklı deniz durumlarındaki davranışı, hidrolik sistemlerin performansı ve yapısal yükler sanal ortamda test edildi. Böylece deneme-yanılma yöntemi yerine doğrulanmış mühendislik modelleri kullanılarak geliştirme süresi önemli ölçüde kısaltıldı ve sistem ilk prototipten itibaren yüksek olgunluk seviyesine ulaştırıldı.

KUŞKAPANI toplam dokuz ana alt sistemden oluşuyor. Bugün itibarıyla yalnızca kızılötesi kameralar yurt dışından tedarik edilirken, diğer tüm kritik mekanik, hidrolik, elektromekanik ve kontrol alt sistemleri Türkiye'de geliştiriliyor ve yerli tedarikçiler tarafından üretiliyor. Aşılamayacak bir problem olmamakla birlikte, yerli kızılötesi kamera geliştirme çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte sistemin tam anlamıyla millîleştirilmesi hedefleniyor. Dolayısıyla sistemin bugün için dost ve müttefik ülkelere ihracatını engelleyecek yapısal bir bağımlılık bulunmamaktadır.

Mevcut durumda sadece SH-70 Sea Hawk Helikopterleriyle kullanılan KUŞKAPANI'nın, ilerleyen dönemde deniz konuşlu yeni nesil helikopter platformlarına da uyarlanması planlanıyor. Özellikle deniz görevlerine uygun konfigürasyonu geliştirilen GÖKBEY gibi platformların gerekli yakalama probu, katlanabilir kuyruk ve rotor sistemi ile kızılötesi işaretleyicilere sahip olması halinde sisteme entegre edilmesi mümkün olabilecek.

KUŞKAPANI, yalnızca ambargo sonrası geliştirilen bir ikame çözüm olmanın ötesinde; görüntü işleme, yapay zekâ destekli kontrol algoritmaları, hassas konumlama ve otomatik platform yönetimi gibi ileri mühendislik kabiliyetleriyle Türk savunma sanayisinin deniz sistemleri alanında ulaştığı teknolojik seviyeyi ortaya koyan stratejik projelerden biri olarak değerlendiriliyor.

JP-5 Yakıt Transfer Sistemi Yeni Platformlara Hazırlanıyor

ALTINAY Savunma'nın sergilediği bir diğer çözüm ise JP-5 Yakıt Transfer ve Servis Sistemi oldu.

Sistem yalnızca helikopterlere yakıt ikmali yapmakla kalmıyor; aynı zamanda JP-5 yakıtının içerisinde zamanla oluşabilecek tortu ve kirleticileri filtreleyerek yakıt kalitesini koruyor ve depolama ömrünü uzatıyor. Yakıtın verimli ve emniyetli şekilde kullanılabilmesi ve depolama ömrünün uzatılması açısından filtrasyon büyük önem taşıyor.

Sistem hem helikopter güverteye indikten sonra klasik yakıt ikmali gerçekleştirebiliyor, hem de HIFR (Helicopter In-Flight Refuelling) olarak bilinen helikopter havada asılı durumdayken yakıt ikmali yapılmasına imkân tanıyor. Bu özellik özellikle uzun süreli deniz harekâtlarında önemli operasyonel avantaj sağlıyor.

ALTINAY Savunma, JP-5 Yakıt Transfer Sistemi için yeni Açık Deniz Karakol Gemileri (ADKG) kapsamında sözleşmeler imzalarken, TEPE Sınıfı TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi ve Milli Uçak Gemisi (MUGEM) projelerine yönelik görüşmelerini ise sürdürüyor.

Deniz Platformlarında Yerli Teknolojilerin Payı Artıyor

SAHA 2026'da sergilenen üç sistem, ALTINAY Savunma'nın yalnızca mekanik tasarım değil; görüntü işleme, yapay zekâ destekli kontrol algoritmaları, elektromekanik sistemler ve platform entegrasyonu gibi alanlarda da önemli mühendislik kabiliyetlerine ulaştığını ortaya koyuyor.

Şirketin geliştirdiği bu çözümler, Türkiye'nin deniz platformlarında kritik alt sistemlerde dışa bağımlılığı azaltma hedefi doğrultusunda önemli bir adım olarak değerlendirilirken, gelecekte insansız deniz araçlarından yeni nesil savaş gemilerine kadar geniş bir platform yelpazesinde kullanılabilecek milli teknolojiler arasında yer alıyor.

Kaynak: ssbulten tercüme · Yayın: 11 Ağustos 2026