FRS raporu: Türkiye’nin Avrupa’ya yaptığı savunma ihracatı ABD’yi geçti

Aksel Buzuter Aksel Buzuter / 07.04.2026 12:05

Fransız düşünce kuruluşu FRS’nin raporuna göre Avrupa, Türkiye'nin savunma sanayisinin en önemli ihracat pazarlarından biri oldu. İlgili dönemde Türkiye’nin ihracat hacmi 5 kat arttı.

FRS raporu: Türkiye’nin Avrupa’ya yaptığı savunma ihracatı ABD’yi geçti Tam Boyutta Gör
Avrupa’nın savunma tedarikinde Türkiye giderek daha görünür hale geliyor. Fransız düşünce kuruluşu Fondation pour la Recherche Stratégique (FRS) raporuna göre 2024 yılında Avrupa, Türkiye'nin savunma sanayisinin en önemli ihracat pazarı oldu. Bu dönemde Türkiye, savunma ihracatının yüzde 27'sini Avrupa’ya yaparken yüzde 25’ini ABD’ye yaptı.

Rapor, Türkiye’nin Avrupa pazarında hızlı bir büyüme yaşadığını gösteriyor. Öte yandan ABD, Avrupa savunma pazarında halen baskın konumda. SIPRI verilerine göre Avrupa’nın toplam ithalatında ABD’nin payı güncel durumda yüzde 48 seviyesinde. 2024’te ise 43 milyar dolar (yüzde 44 pay) seviyesindeydi. 2024'te Türkiye'nin silah ihracatı 7,154 milyar dolara ulaşmıştı.

Avrupa yeniden silahlanıyor

Çalışmaya göre Türkiye, Güney Kore ve Brezilya ile birlikte son dört yılda Avrupa pazarında güçlü bir şekilde yer edinmeyi başardı.

Veriler, 2020-2025 döneminde savunma ihracat hacmindeki artışı da net biçimde ortaya koyuyor. Güney Kore’nin ihracatı sekiz kat, Türkiye’nin beş kat, Brezilya’nın ise dört kat büyüdü.

FRS raporu: Türkiye’nin Avrupa’ya yaptığı savunma ihracatı ABD’yi geçti Tam Boyutta Gör
Türkiye’nin Avrupa pazarındaki başarısının arkasında ise belirli platformların etkisi büyük. Özellikle Anka, TB2 ve TB3 insansız hava araçları, Hürjet eğitim uçağı ve MİLGEM kapsamında geliştirilen savaş gemileri ihracatın ana itici gücünü oluşturuyor. Bunun yanında zırhlı kara araçları ve deniz sistemleri de Avrupa’daki talep artışından pay alıyor.

Raporda, 2010-2020 yılları arasında başlatılan bu programların üretim ve ihracat aşamasına geçmesinin Türkiye’nin savunma sanayisinde sürdürülebilir bir büyüme yakalamasını sağladığı aktarıldı.

Türkiye’nin Avrupa’daki yükselişinde yalnızca ürün çeşitliliğinin rol oynamadığını dikkat çeken rapor, jeopolitik ve kurumsal faktörler de belirleyici olduğunun altını çizdi. Özellikle NATO üyeliğinin savunma iş birliklerine zemin hazırladığı vurgulandı.

Rapora göre ortaya çıkan tablo, Avrupa’nın savunma tedarikinde çeşitliliğe yöneldiğini ve Türkiye’nin bu yeni dönemde kilit oyunculardan biri haline geldiğini gösteriyor. Artan talep, hızlanan üretim kapasitesi ve rekabetçi sistemler, Türkiye’yi yalnızca alternatif değil, birçok ülke için öncelikli tedarikçilerden biri konumuna taşıyor.

Giriş kapısı Doğu Avrupa oldu

Raporda, Türkiye’nin Avrupa pazarına girişinde özellikle Doğu Avrupa’nın kritik rol oynadığına dikkat çekiliyor. Bu kapsamda hafif zırhlı araçlar ve taktik insansız hava araçlarının (TUAV) öne çıktığı belirtiliyor.

FRS analizine göre Nurol Makina’nın 2018’de Macaristan ile imzaladığı Gidran (Ejder Yalçın tabanlı MRAP) anlaşması, bu sürecin ilk adımlarından biri oldu. Şirketin 2022’de Macaristan’da yerel üretim için iştirak kurması da Türkiye’nin bölgedeki sanayi varlığını güçlendirdi.

FRS raporu: Türkiye’nin Avrupa’ya yaptığı savunma ihracatı ABD’yi geçti Tam Boyutta Gör
2023 yılında Estonya ile imzalanan ve Otokar’ın da dahil olduğu 230 adet zırhlı araçlık, toplam 200 milyon euro değerindeki sözleşme Türk şirketlerinin bölgedeki etkinliğini artıran bir diğer örnek olarak gösteriliyor. Romanya’nın ise Ekim 2024’te Cobra II 4x4 zırhlı araç için Otokar’ı tercih ettiği, ardından Ocak 2026’da şirketin yerel ortağını devralma planı açıkladığı hatırlatılıyor.

FRS raporunda Baykar üretimi TB2 insansız hava aracının Türkiye’nin Avrupa pazarına girişinde belirleyici rol oynadığı ifade ediliyor. Şirketin 2024 yılı gelirinin yüzde 90’ının ihracattan elde edildiği bilgisine yer verilirken Ukrayna savaşının bu süreci hızlandırdığı vurgulanıyor.

TB2’nin Avrupa’daki ilk kullanıcısının 2019’da Ukrayna olduğu, ardından Polonya’nın 2021’de 24 adetlik alım yaparak bu platformu tercih eden ilk NATO ve AB ülkesi olduğu belirtiliyor. Litvanya, Romanya ve Hırvatistan’ın yanı sıra Kosova, Arnavutluk ve Bosna-Hersek gibi Balkan ülkelerinin de kullanıcılar arasına katıldığı ifade ediliyor.

Türkiye’nin stratejik tercihleri genişlemeyi sağladı

FRS’ye göre Türkiye’nin Avrupa’daki stratejisi yalnızca ürün satışıyla sınırlı değil. Raporda, ikili anlaşmalar, ortak üretim ve sanayi iş birliklerinin bu genişlemenin temel unsurları olduğu belirtiliyor.

Bu kapsamda Polonya ile Aralık 2025’te imzalanan anlaşmayla Aselsan’ın 410 milyon dolarlık elektronik harp sistemi tedarik edeceği aktarılıyor. Romanya ile ASFAT üzerinden TCG Akhisar korvetinin teslimatını içeren anlaşmanın imzalandığı ifade ediliyor. Slovakya ile 2025’te kurulan stratejik ortaklığın da savunma sanayiine odaklandığı, Otokar’ın Tulpar platformu ile açılması planlanan orta tank ihalesini hedeflediği belirtiliyor. Ayrıca Aselsan ile Çekya merkezli CSG arasında 2026’da kurulan ortak girişimin hava savunma, elektronik harp ve akıllı mühimmat üretimine yönelik olduğu kaydediliyor.

Raporda, Türk savunma ürünlerinin Avrupa’da tercih edilmesinde fiyat, teslim süresi ve performans açısından rekabetçi olmalarının etkili olduğu vurgulanıyor. Ayrıca NATO standartlarına uyumun da önemli bir avantaj sağladığı belirtiliyor.

Bu çerçevede Türkiye’nin Aralık 2024’te Portekiz ile imzaladığı ve STM’nin iki lojistik destek gemisi inşa edeceği anlaşma, NATO üyesi bir ülkeye yapılan ilk deniz platformu satışı olarak öne çıkarılıyor.

İspanya ve İtalya ile derinleşen iş birliği

FRS analizinde Türkiye’nin Avrupa’daki varlığını güçlendiren bir diğer unsurun sanayi iş birlikleri olduğu ifade ediliyor. İspanya ile yapılan anlaşma kapsamında Hürjet eğitim uçağının 30 adetlik teslimatını içeren programın 2028-2029 döneminde hayata geçirilmesinin planlandığı belirtiliyor. Anlaşmanın teknoloji transferi ve ortak üretim unsurları içerdiği de vurgulanıyor.

İtalya’da ise Baykar’ın Piaggio Aero’yu satın alması ve Leonardo ile kurduğu ortak girişimin Avrupa İHA pazarında yeni fırsatlar yaratmasının beklendiği ifade ediliyor. Raporda ayrıca Baykar’ın Piaggio tesislerinde AKINCI, TB2 ve TB3 üretimini gerçekleştirmeyi planladığı bilgisine yer veriliyor.

Kaynak: donanimHaber

Son Haberler