NUROL TEKNOLOJİ Genel Müdürü Serpil GÖNENÇ DİNÇER: `Biz Zırh Tasarımına Seramik Tozunun Reçetesinden Başlıyoruz`
Akredite laboratuvarlarında kullanılan son teknoloji ekipmanlar ve gelişmiş üretim kabiliyetleri sayesinde NUROL TEKNOLOJİ, balistik koruma uygulamalarında kritik öneme sahip bor karbür ve silisyum karbür gibi dünyanın en sert seramiklerini de kendisi üreterek, ürettiği seramikler ile yüksek performanslı balistik zırhlar geliştiriyor. Şirket, üretim süreçlerinde seramik proses reçeteleri ve geometriler üzerinde yaptığı optimizasyonlarla, standart balistik seramik raflarında bulunmayan özel nitelikli malzemeler ortaya koyabiliyor. Bu yaklaşım sayesinde NUROL TEKNOLOJİ, zırh delici mühimmatlara karşı dayanıklı, aynı zamanda en hafif ve en yüksek performanslı balistik zırh plakalarını kendi özgün kaynaklarıyla üretebilen sayılı üreticiler arasında yer alıyor.
Bugüne kadar milyonlarca balistik koruma ürünü üreten şirketin ürün yelpazesi; personel koruma sistemlerinden araç platformlarına yönelik çözümlere ve yapısal balistik koruma uygulamalarına kadar geniş bir alanı kapsıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet güçlerinin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerindeki güvenlik kurumlarına da ürün ve çözümler sunan NUROL TEKNOLOJİ, küresel pazardaki etkinliğini giderek artırıyor.
Şirketin bu uluslararası görünürlüğünün önemli göstergelerinden biri de Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da 8–12 Şubat 2026 tarihleri arasında düzenlenen World Defense Show (WDS) Fuarı oldu. NUROL TEKNOLOJİ Genel Müdürü Serpil GÖNENÇ DİNÇER ile gerçekleştirdiğimiz söyleşide; şirketin savunma teknolojileri alanındaki konumu, NUROL TEKNOLOJİ bünyesine katılan Industrie Keramik Hochrhein (IKH) şirketinin kazandırdığı yeni kabiliyetler ve küresel rekabet ortamında NUROL TEKNOLOJİ’nin rakiplerinden ayrışmasını sağlayan temel yetkinlikler ele alındı.
Defence Turkey: NUROL TEKNOLOJİ, balistik zırh çözümleri ve ileri teknik seramikler alanında sektörün önde gelen şirketlerinden biri olarak biliniyor. Okuyucularımız için şirketinizi öne çıkaran temel yetkinlikleri kısaca paylaşır mısınız?
Serpil GÖNENÇ DİNÇER: NUROL TEKNOLOJİ’yi farklı kılan en önemli unsur, ileri malzeme bilimi konusundaki derin mühendislik birikimimizi operasyonel ihtiyaçlarla birleştirebilmemizdir. Balistik zırh çözümleri ve teknik seramik üretiminde yalnızca ürün sunmuyor, sistem seviyesinde çözümler geliştiriyoruz.
Güçlü Ar-Ge altyapımız, gelişmiş test kabiliyetlerimiz ve entegre üretim yapımız sayesinde tasarımdan doğrulamaya kadar tüm süreci kendi bünyemizde yönetebiliyoruz. Dikey entegrasyon yaklaşımımız kapsamında ham madde geliştirmeden seramik üretimine, balistik tasarımdan nihai doğrulama testlerine kadar kritik tüm aşamaları aynı çatı altında gerçekleştiriyoruz. Bu yapı teknoloji üzerindeki kontrolümüzü güçlendirirken, müşterilerimize hız, kalite ve güvenilirlik açısından önemli bir avantaj sunuyor.
Bugün küresel ölçekte güvenilir bir çözüm ortağı olarak konumlanmamızın temelinde ise sürdürülebilir kalite anlayışımız ve mühendislik mükemmeliyetine verdiğimiz güçlü odak bulunuyor.
Defence Turkey: 2026 yılı için NUROL TEKNOLOJİ’nin öncelik verdiği ana projeler ve teknoloji alanları nelerdir? Özellikle zırh ve ileri malzeme çözümlerinde nasıl bir yol haritası öngörüyorsunuz?
Serpil GÖNENÇ DİNÇER: 2026 yılında odaklandığımız temel hedef, daha yüksek koruma seviyesi sunarken aynı zamanda ağırlığı önemli ölçüde azaltan yeni nesil zırh çözümleri geliştirmek. Özellikle çoklu tehdit ortamlarına karşı dayanımı artıran ileri kompozit yapılar ve yüksek performanslı teknik seramikler üzerine yoğun Ar-Ge çalışmaları yürütüyoruz.
Bu kapsamda dijital mühendislik, modelleme ve veri odaklı tasarım yaklaşımlarını daha güçlü şekilde süreçlerimize entegre ediyoruz. Gelişmiş simülasyon ve test altyapımız sayesinde ürün geliştirme döngülerini hızlandırırken, sahadaki operasyonel ihtiyaçlara çok daha hızlı ve etkin çözümler sunabiliyoruz.
Önümüzdeki döneme ilişkin yol haritamız yalnızca yeni ürün geliştirmeyi değil; üretim kapasitesinin artırılmasını, sürdürülebilir üretim teknolojilerinin yaygınlaştırılmasını ve uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesini de kapsıyor.
NUROL TEKNOLOJİ olarak hedefimiz, zırh ve ileri malzeme teknolojilerinde yalnızca bir üretici değil, küresel ölçekte güvenilir bir teknoloji ve çözüm ortağı olarak konumumuzu daha da güçlendirmek.
Defence Turkey: World Defense Show (WDS) küresel savunma ekosistemi açısından önemli bir platform. NUROL TEKNOLOJİ olarak WDS 2026’da hangi ürünlerinizi ön plana çıkardınız? Fuardan beklentileriniz nelerdir?
Serpil GÖNENÇ DİNÇER: Bu yıl ikinci kez katılım sağladığımız World Defense Show, küresel savunma ekosisteminin en önemli buluşma noktalarından biri.
WDS 2026’yı yalnızca bir fuar olarak değil, stratejik iş birliklerinin temellerinin atıldığı bir platform olarak görüyoruz. Bu etkinlikte teknolojik kabiliyetlerimizi ve yenilikçi ürünlerimizi uluslararası paydaşlara doğrudan anlatma fırsatı buluyoruz.
Özellikle bölgesel projelerde uzun vadeli ortaklıklar geliştirmeyi hedefliyoruz. WDS, NUROL TEKNOLOJİ’nin küresel vizyonunu ve mühendislik gücünü daha geniş bir coğrafyaya taşımak açısından önemli bir adım.
Defence Turkey: Orta Doğu ve Körfez bölgesi, NUROL TEKNOLOJİ’nin küresel büyüme stratejisinde nasıl bir konumda yer alıyor? Suudi Arabistan pazarı özelinde hedefleriniz nelerdir?
Serpil GÖNENÇ DİNÇER: Orta Doğu ve Körfez bölgesi küresel büyüme stratejimizde kritik bir öneme sahip. Savunma yatırımlarındaki artış ve yerelleşme politikaları bölgeyi önemli fırsatlar barındıran bir pazar haline getiriyor.
Suudi Arabistan özelinde ise uzun vadeli ve karşılıklı değer üreten iş birliklerimiz halihazırda mevcut. Hedefimiz kapsam genişletmek. Biz kendimizi ürün tedarikçisi olarak değil; teknoloji paylaşan ve kapasite geliştiren bir partner olarak konumluyoruz.
Bölgesel paydaşlarımızla bu kapsamda sürdürülebilir ve stratejik projeler geliştirmek temel önceliklerimiz arasında yer alıyor.
Defence Turkey: Suudi Arabistan pazarında hangi ürünleriniz veya çözümleriniz için iş birlikleri arıyorsunuz?
Serpil GÖNENÇ DİNÇER: NUROL TEKNOLOJİ aslında uzun yıllardır Suudi Arabistan pazarında faaliyet gösteriyor. Ancak Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin bir süre donması nedeniyle, pazardaki birçok Türk firması gibi biz de faaliyetlerimizi belirli ölçüde yavaşlatmak zorunda kaldık. Bu dönemde pazarda oluşan boşluğun ağırlıklı olarak Avrupa ve Amerika merkezli firmalar tarafından doldurulduğunu gördük.
İlişkilerin yeniden normalleşmesiyle birlikte pazara yeniden güçlü bir şekilde odaklandık. Öncelikle bu firmaların hangi ürün ve çözümlerle pazarda konumlandığını detaylı şekilde analiz ettik. Ardından, aynı ihtiyaçlara daha yüksek performans ve rekabetçi çözümler sunabilmek için kapsamlı bir değerlendirme süreci yürüttük.
Yaklaşık 1,5–2 yıl süren yoğun bir kalifikasyon ve geliştirme sürecinin ardından, Suudi Arabistan’daki ihtiyaçları net şekilde tanımladık ve buna uygun yeni tasarımlar geliştirerek seri üretime geçtik. Bu çalışmalar sonucunda GAMI tarafından onaylı tedarikçi listesine dahil edildik. Bu bizim için hem önemli bir kilometre taşı hem de Suudi Arabistan pazarındaki uzun vadeli iş birliklerimizin güçlenmesi açısından çok değerli bir adım oldu.
Defence Turkey: Kalifikasyon sürecinde özellikle dikkat çeken bir teknik gereksinim olduğunu belirttiniz. Bu konuda biraz daha detay verebilir misiniz?
Serpil GÖNENÇ DİNÇER: Suudi Arabistan bu süreçte dünyada oldukça nadir talep edilen bir balistik performans seviyesini gündeme getirdi. Daha önce birçok kullanıcı tarafından, hatta özel birlikler tarafından bile Seviye 4 balistik plakalar için genellikle maksimum üç atış dayanımı talep edilirken, bu program kapsamında altı atış dayanımına sahip Seviye 4 plakalar talep edildi.
Bugün itibarıyla yaklaşık üç yıldır devam eden kalifikasyon sürecinde NUROL TEKNOLOJİ, GAMI tarafından bu performans seviyesindeki plaka için kalifiye edilmiş tek firma konumundadır. Bu da hem mühendislik kabiliyetlerimizin hem de geliştirdiğimiz ileri malzeme teknolojilerinin ulaştığı seviyeyi göstermesi açısından bizim için önemli bir referans niteliği taşımaktadır.
Defence Turkey: Bu seviyede bir performansı mümkün kılan temel unsur nedir?
Serpil GÖNENÇ DİNÇER: Bu başarının temelinde seramik üretim kabiliyetimiz yatıyor.
Dünyada yüksek performanslı Bor Karbür seramiklerini geliştirebilen ve üretebilen ülke sayısı oldukça sınırlı. NUROL TEKNOLOJİ’yi farklı kılan ise ihtiyaç duyduğumuz seramikleri pazardan temin etmek yerine kendi bünyemizde geliştirebilmemiz.
Biz zırh tasarımına aslında seramik tozunun reçetesinden başlıyoruz. Toz formülasyonu, üretim prosesleri ve seramik geometrisi üzerinde birlikte çalışarak balistik performansı en üst seviyeye çıkaracak yapıyı tasarlıyoruz.
Bu yaklaşım sayesinde standart balistik seramiklerin ötesine geçen özelliklere sahip malzemeler geliştirebiliyor ve belirli tehdit senaryolarına özel optimize edilmiş çözümler üretebiliyoruz. Sonuç olarak, dünyada çok sınırlı sayıda şirketin ulaşabildiği performans seviyelerinde zırh sistemleri geliştirmek mümkün hale geliyor.
Defence Turkey: Suudi Arabistan’ın yerelleşme politikaları bu iş birliğini nasıl etkiliyor?
Serpil GÖNENÇ DİNÇER: Suudi Arabistan savunma sanayinde yerelleşmeye büyük önem veriyor ve bu yaklaşım iş birliği modelimizi de doğrudan şekillendiriyor. Bu nedenle geliştirdiğimiz model, kademeli ve sürdürülebilir bir yerelleşme yaklaşımına dayanıyor.
İlk aşamada ürünleri tamamen NUROL TEKNOLOJİ tesislerinde üreterek teslim ettik. İkinci aşamada ise ürünleri yarı mamul olarak göndermeye başladık ve son üretim işlemleri Suudi Arabistan’da gerçekleştirildi.
Önümüzdeki aşamada ise ham madde gönderimi ve yerel üretim kapasitesinin daha da genişletilmesi planlanıyor. Böylece üretim süreçleri kademeli olarak Suudi Arabistan’a aktarılırken, aynı zamanda yerel sanayi ekosisteminin gelişimine de katkı sağlanıyor.
Bu model hem teknoloji paylaşımını kontrollü ve sürdürülebilir şekilde ilerletmemizi sağlıyor hem de Suudi Arabistan’ın yerelleşme hedefleriyle uyumlu uzun vadeli bir iş birliği zemini oluşturuyor.
Defence Turkey: NUROL TEKNOLOJİ’nin Almanya’daki toz üreticisi Industrie Keramik Hochrhein’i (IKH) satın alması önemli bir stratejik adım olarak görülüyor. Bu süreci biraz anlatır mısınız?
Serpil GÖNENÇ DİNÇER: IKH, ileri seramikler için kritik öneme sahip tozların üretiminde uzmanlaşmış, gerçek anlamda bir toz üreticisidir. Bu satın alma sayesinde Nurol Teknoloji önemli bir toz üretim kabiliyeti ve değerli bir know-how kazanmış oldu. Böylece hem yeni seramik reçeteleri geliştirme hem de ürün gamımızı daha da genişletme imkânı elde ettik.
Satın alma sürecinde Alman Hükümeti’nin onay mekanizması önemli bir aşama oluşturdu ve bu süreç yaklaşık 14 ay sürdü. Bu dönemde yetkililere, satın almanın bir teknoloji transferi amacı taşımadığını; gerekli teknoloji altyapısı ve mühendislik yetkinliğine zaten sahip olduğumuzu ve üretimi Almanya’dan taşımayı planlamadığımızı açık bir şekilde ifade ettik.
Sonuç olarak üretim Almanya’da kesintisiz şekilde devam ediyor ve IKH, Avrupa’daki müşterilerine tedarik sağlamayı sürdürüyor. Bu yapı sayesinde hem yerel istihdamın korunması hem de mevcut sanayi ekosisteminin devamlılığı sağlanmış oldu. Aynı zamanda bu iş birliği, Nurol Teknoloji’nin küresel tedarik zincirindeki konumunu daha da güçlendirdi.
Defence Turkey: Savunma teknolojilerinde genellikle zırh ile zırh delici mühimmat arasında sürekli bir rekabet söz konusudur. Siz bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Serpil GÖNENÇ DİNÇER: Bu dinamik yapıyı çoğu zaman “virüs ve antivirüs” ilişkisine benzetiyorum. Yeni tehditler ortaya çıktıkça, bunlara karşı geliştirilen koruma teknolojileri de eş zamanlı olarak evriliyor. Bu döngü, savunma alanında sürekli bir teknoloji yarışını beraberinde getiriyor.
Bu noktada belirleyici olan unsur malzeme teknolojileridir. Zırh sistemlerinin performansı; kullanılan seramiklerin, kompozit yapıların ve üretim proseslerinin geldiği seviyeye doğrudan bağlıdır. Dolayısıyla savunma teknolojilerinin evrimi büyük ölçüde malzeme biliminin ilerlemesiyle şekillenmektedir.
Nurol Teknoloji olarak hedefimiz, bu dönüşümü yalnızca takip eden değil; malzeme inovasyonu ve mühendislik yaklaşımıyla yönlendiren firmalardan biri olmaktır.
Kaynak: defenceTurkey